Yazan: taskinlayik Eylül 25, 2009
Çin’de 155 milyon yıllık tüylü ve dört kanatlı küçük dinozor fosili bulundu. Nature dergisinin son sayısındaki makaleye göre, Çinli paleontolog Şing Şu ve çalışma arkadaşları, kuzeydoğudaki Liaoning vilayetinin Tiaojişan yöresinde eksiksiz dinozor fosili buldu.Yeni türün, şimdiye kadar bilinen en eski tüylü dinozor “archaeopterix”ten daha eskilere gittiği anlaşıldı.
“Anchiornis huxleyi” adı verilen yeni dinozor türünün, “teropodlar” olarak adlandırılan ve kuşlarla akraba oldukları düşünülen familya içinde yer aldığı belirtildi. “Archaeopterix”ten daha eski dinozorların tüysüz oluşu, evrim zincirinde eksik halka olduğunu akla getiriyor. “Anchiornis huxleyi”nin özellikle ayak civarının bol tüylü oluşunun, evrime yeni bakış açısı getirebileceği düşünülüyor. Araştırmacılara göre, ön ve arka ayakların alt kısımlarıyla kuyruktaki tüyler, dört kanat ortaya çıkması sonucunu doğurdu. Ancak büyük tüyler, sonraki kuş evrimi sırasında daha da büyürken, arka kanatların tüyleri küçüldü veya kayboldu.
Yazı kategorisi: Arkeoloji | » yorum bırak;
Yazan: taskinlayik Eylül 9, 2009
Gürcistan’da bulunan kafatası bilim adamlarının bildiklerini altüst edecek nitelikte. Gürcistan’da insanlık tarihine yeniden ışık tutan kafatası, insanın atalarının Afrika’dan Avrasya’da sanılandan 800 yıl önce göçe ettiklerini ortaya çıkardı. İngiliz Independent ve Daily Telegraph gazetelerinin haberlerinde, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e iki saat uzaklıktaki Dmanişi kazı alanında bulunan ilk insana ait kafataslarından birinin 1.8 milyon yıllık olduğu belirtildi. Bölgede bulunan kafatasları, çene kemikleri, kol ve bacak kemiği parçalarının, insanın atalarının, Afrika’dan Avrasya’ya daha önce sanılandan yaklaşık 800 bin yıl önce göç ettikleri ve tekrar Afrika’ya dönmeden önce burada uzun bir evrimsel süreç geçirdikleri fikrini verdiği kaydedildi.
MODERN İNSANIN ÖNCÜSÜ
Gürcü bilim adamlarının keşfi, Guildford’daki İngiliz Bilim Festivalinde açıklanırken, Gürcistan Ulusal Müzesinin müdürü profesör David Lordkipanidze, iki erkek ve 3 kadının kalıntılarından oluşan fosillerin, modern insanın öncüsü homo erektusun ilk örnekleri olduğunun anlaşıldığını söyledi. Lordkipanidze, Dmanişi’de insan kalıntılarının yanında taştan aletler ve hayvan kemiklerinin bulunduğu, bunun, bu insanların eti yemek için hazırladıkları anlamına gelebileceğini kaydetti.
David Lordkipanidze, homininler adı verilen bu insanların, homo erektuslardan daha ilkel göründüğünü, beyinlerinin homo erektuslarınkinden yaklaşık yüzde 40 oranında daha küçük ve 1 metre 44 santimetre ile 1,5 metre arasındaki boylarının homo erektuslardan daha kısa olduğunu bildirdi. Alet yapımı konusunda gelişmiş oldukları görülen, yüksek sosyal ve bilişsel kabiliyetlere sahip homininlerin bacaklarıyla kaval kemiklerinin, bugünün insanınkine çok benzediği ve bu ilk insanların iyi koştuğunun sanıldığı kaydedildi.
DİŞLER SOSYAL ORGANİZASYONUN KANITI
Kafataslarından birinin sahibinin yaşamı boyunca tüm dişlerini kaybettiği, buna rağmen hayatta kalmayı başardığı, bu durumun da karşılıklı bakıma dayalı bir tür sosyal organizasyonun varlığı fikrini verdiği bildirildi. Homo erektusların Afrika’dan bölgeye yaklaşık 1 milyon yıl önce göç eden ilk insanlar olduğu düşünülüyordu. Profesör David Lordkipanidze, Gürcistan’da kalıntıları bulunan bu ilk insanların, Avrasya’da daha sonra yaşayan homo erektusların ataları olabileceğini ifade ederek, “Sorun şu: Homo erektuslar Afrika’da mı, yoksa Avrasya’da mı ortaya çıktı. Eğer Avrasya’da ortaya çıktılarsa, tersine bir göç mü söz konusu? Bu fikir birkaç yıl önce çok aptalca görünebilirdi, ancak bugün o kadar aptalca görünmüyor” diye konuştu.
Yazı kategorisi: İbretlik Yazılar | » yorum bırak;
Yazan: taskinlayik Eylül 6, 2009
Avrupa’da yaşayan ilk insanların cilt renklerinin 5500 yıl öncesine kadar ‘koyu’ olduğu, o yıllardan itibaren de hızla açılmaya başladığı iler sürüldü. Avrupa’da yaşayan ilk insanların cilt renklerinin 5500 yıl öncesine kadar ‘koyu’ olduğu, o yıllardan itibaren de gittikçe açılmaya başladığı belirtildi. Bunun temel nedeni de vücut için yaşamsal önemdeki vitamin D alımının düşmesi. Oslo Üniversitesi Fizik Enstitüsü’nden Joan Moan ile New York Brookhaven Ulusal Laboratuarı’ndan biofizikçi Richard Setlow’un ortak araştırmasında, İngiltere ve İskandinavya’da binlerce yıl önce yaşayan insan nesillerinin oldukça koyu derili olduğu, ancak avcılıktan tarıma geçiş sürecinde vücuda giren veya orada üretilen vitamin D miktarının azalmasıyla deri renginin de açılmaya başladığı savunuldu. Moan ile Setlow, 5500 ila 5200 yıl önce İngiltere’de yaşayan insan nesillerinin balık tüketiminde hızlı bir düşüş yaşandığı kanısında. Et ve balığa ikame edilen tarımsal gıdaların da vitamin D açısından fazla zengin olmaması, ayrıca Avrupa’nın kuzeyinde yaşayanların vücutta vitamin D üretimini tetikleyen güneş ışığına fazla maruz kalmamaları deri renginin açılmasının işaretleri olarak kabul ediliyor. Yine de bu yorumun hemen kabul edilmemesi gerektiğini savunan bilimciler, Avrupa’nın binlerce yıl önceki nüfus hareketlerinin çok karmaşık olduğunu, soğuk ve sıcak bölgeler arasında göçlerin sıkça yaşandığını ve genetik mutasyonun Avrupa’daki her insan grubu için söz konusu olamayacağını söylüyor. Üstelik Avrupa’ya göç eden ilk insanların bunu tek seferde yapmadığı ve geçen 700 bin yıl boyunca binlerce kere göç akımlarının olduğu, ayrıca buzul çağlarında bu insanların yer değiştirerek daha güneydeki sıcak bölgelere çekildiği gibi bulgular da mevcut. Öte yandan hava ve beslenme koşullarına bağlı genetik mutasyon ihtimali hala en yaygın ve inanılır görülen teori. Bazı araştırmacılar, insanın konuşmaya başlamasını sağlayan FoxP2 geninin bile 50 bin yıl önce genetik mutasyonla ortaya çıktığını savunuyor.
Yazı kategorisi: Tarih | Etiketler: avrupalı, siyah | » yorum bırak;